TANIK KORUMA KANUNU Kanun No. 5726 Kabul
Tarihi: 27/12/2007 BİRİNCİ
BÖLÜM Amaç,
Kapsam ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, ceza muhakemesinde tanıklık
görevi sebebiyle, kendilerinin veya bu Kanunda belirtilen yakınlarının
hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi tehlike içinde bulunan
ve korunmaları zorunlu olan kişilerin korunması amacıyla alınacak tedbirlere
ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir. Tanımlar MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a)
Tanık: Ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenen kişiyi, tanık sıfatıyla
dinlenen suç mağdurlarını ve bu Kanunda belirtilen yakınlarını, b)
Kurul: Tanık Koruma Kurulunu, c)
Koruma birimi: İdarî yapısı, çalışma esas ve usulleri ilgili kolluk teşkilâtının
bağlı olduğu bakanlıkça belirlenen ve bu Kanun kapsamında haklarında koruma
tedbiri uygulanmasına karar verilecek kişilerle ilgili olarak, gerekli koruma
tedbirlerini uygulayacak olan kolluk birimlerini, ifade eder. İKİNCİ
BÖLÜM Tanık
Koruma Tedbiri Alınması Gereken Suçlar, Tanık Koruma Tedbiri Kapsamına Alınacak
Kişiler ve Tanık Koruma Tedbirleri Tanık koruma tedbiri alınması
gereken suçlar MADDE 3 – (1) Bu Kanun hükümleri, aşağıda sayılan suçlarla
ilgili olarak uygulanabilir: a)
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ve ceza hükmü içeren
özel kanunlarda yer alan ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve alt
sınırı on yıl veya
daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar. b)
Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenen alt sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını
gerektiren suçlar ile terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar. Tanık koruma tedbiri kapsamına
alınacak kişiler MADDE 4 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre haklarında tanık
koruma tedbiri uygulanabilecek kişiler şunlardır: a)
Ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesine göre tanık olarak
dinlenen suç mağdurları. b) (a)
bendi hükümlerine göre dinlenenlerin nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile
eşi, kan hısımlığından veya kayın
hısımlığından üstsoy veya altsoyu, ikinci derece dahil
kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları ve evlatlık bağı
bulunanlar ile yakın ilişki içerisinde olduğu kişiler. (2)
Tanık koruma tedbirleri, birinci fıkrada sayılanların kendilerinin veya bu
Kanunda belirtilen yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır
ve ciddi bir tehlike içinde bulunması ve korunmalarının zorunlu olması
halinde uygulanabilir. Tanık koruma tedbirleri MADDE 5 – (1) Bu Kanun kapsamında bulunanlar hakkında
uygulanabilecek tanık koruma tedbirleri şunlardır: a)
Kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması ve kendisine
yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilmesi. b)
Duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan dinlenmesi ya da ses
veya görüntüsünün değiştirilerek özel ortamda dinlenmesi. c)
Tutuklu veya hükümlü olanların durumlarına uygun ceza infaz kurumu ve tutukevlerine
yerleştirilmesi. ç)
Fizikî koruma sağlanması. d)
Kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi: 1)
Adlî sicil, askerlik, vergi, nüfus, sosyal güvenlik ve benzeri bilgi ve
kayıtlarının değiştirilmesi ve düzenlenmesi. 2)
Nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport, evlilik cüzdanı, diploma ve her
türlü ruhsat gibi resmî belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi. 3)
Taşınır ve taşınmaz mal varlığıyla ilgili haklarını kullanmasına yönelik
işlemlerin yapılması. e)
Geçici olarak geçimini sağlama amacıyla maddî yardımda bulunulması. f)
Çalışan kişinin iş yerinin ya da iş alanının değiştirilmesi veya öğrenim
görenin devam etmekte olduğu her türlü eğitim ve öğretim kurumunun
değiştirilmesi. g)
Yurt içinde başka bir yerleşim biriminde yaşamasının sağlanması. ğ)
Uluslararası anlaşmalara ve karşılıklılık ilkesine uygun şekilde, geçici
olarak başka bir ülkede yerleştirilmesinin sağlanması. h)
Fizyolojik görünümün estetik cerrahi yoluyla veya estetik cerrahi gerektirmeksizin değiştirilmesi
ve buna uygun kimlik bilgilerinin yeniden düzenlenmesi. (2)
Bu maddede yazılı olan tedbirlerden biri veya birkaçı aynı anda
uygulanabilir. Bununla birlikte aynı sonuç daha hafif bir tedbir ile elde
edilebiliyor ise bu durum da göz önünde tutulur. (3)
Bu madde hükümlerine göre
uygulanacak koruma tedbirlerinin esas ve usulleri yönetmelikte
gösterilir. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Tanık
Koruma Tedbiri Kararları Tanık koruma tedbiri kararlarını
verecek makam ve merci MADDE 6 – (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a) ilâ (ç) bentlerinde sayılan tanık koruma tedbiri kararları; soruşturma
evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından, kovuşturma evresinde Cumhuriyet
savcısı veya tanığın istemi üzerine veya re’sen
mahkemece verilir. Karar verilmeden önce kolluk makamları ile diğer
birimlerin hazırlayacağı değerlendirme raporları göz önünde tutulur. (2)
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, tanığın isteminin bulunması koşuluyla
Cumhuriyet savcısından karar alınıncaya kadar, kolluk amirinin yazılı emriyle,
geçici olarak 5 inci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen
tedbir alınabilir. Bu tedbir, geciktirilmeksizin Cumhuriyet savcısının
bilgisine sunulur. (3)
Kovuşturma evresinde tanıklık görevinin yapılmasından sonra, 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (d) ilâ (h) bentlerinde sayılan tanık koruma tedbirlerine
ilişkin kararlar, tanığın istemi üzerine Kurul tarafından verilebilir. Kurul,
kovuşturma evresinin sona ermesinden sonra (ç) bendinde belirtilen tedbire de
karar verebilir. (4)
Bu madde hükümlerine göre; a)
Tanık koruma kararının alınmasında; korunan kişi veya yakınlarının karşı
karşıya kaldığı tehlikenin ağırlığı ve ciddiliği, soruşturma ve kovuşturma
konusu suçun önemi, tanığın yapacağı açıklamalar, alınacak tedbirin yaklaşık
maliyeti, tanığın psikolojik durumu ve benzer mahiyetteki diğer
özellikler de göz önünde bulundurulur. b)
Yapılacak istemlerde, mutlaka gerekçe gösterilir ve karara dayanak olabilecek
hukukî ve fiilî nedenlere de yer verilir. Tanık koruma tedbiri kararında bulunacak
hususlar MADDE 7 – (1) Tanık koruma tedbiri kararında aşağıdaki
hususlara yer verilir: a)
Korunmasına karar verilen kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri. b)
Tanıklık konusu olay. c)
Tanıklığa ilişkin bilgiler. ç)
Tedbir veya tedbirlerin şekli ve süresi. d)
Kararın istem üzerine veya re’sen verilip
verilmediği. e)
Karara dayanak teşkil edecek hukukî ve fiilî sebepler. f)
Tanık anlatımlarının, soruşturma veya kovuşturma evresinde olayın nitelik ve
kapsamına göre
sağladığı veya sağlayacağı fayda. g)
Soruşturma veya kovuşturma konusu olayla sınırlı ve orantılı olmak üzere,
karara dayanak teşkil edecek olan diğer hususlar. Tanık koruma tedbirinin süresi,
değiştirilmesi ve kaldırılması MADDE 8 – (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında
sayılan koruma tedbirlerinin süresine, şeklinin değiştirilmesine, bu
tedbirlerin kaldırılmasına veya tedbirlerin aynen devam etmesine, 6 ncı maddede belirtilen makam ve mercilerce re’sen veya hakkında tedbir uygulanan kişinin istemi
üzerine kararın uygulandığı tarihten başlamak üzere ve en geç birer yıl
aralıklarla karar verilir. (2)
Kararı uygulayan koruma birimi, karar tarihinden itibaren her yıl veya
gerektiğinde bu süreyi beklemeden uygulama ve takip raporu düzenleyerek,
kararı veren makam veya mercie gönderir. Raporda, uygulanan tedbir
şekillerinin ve sürelerinin değiştirilmesine veya tedbirin sona erdirilmesine
ilişkin öneriye de yer verilebilir. (3)
Birinci fıkraya göre, koruma tedbirinin kaldırılması halinde, hakkında tedbir
uygulanan kişinin istemi üzerine şahsî hallerinin tedbirin uygulanmasından
önceki hale getirilmesine tedbir kararını veren makamca karar verilir. Şahsî
hâllerinin eski hale getirilmesi halinde bunun şekli, süresi, sonuçları,
kararı veren makamca ve hakkında tedbir uygulanan kişi tarafından yapılacak
işlemler ile diğer esas ve usuller yönetmelikte gösterilir. (4)
Aşağıda sayılan hâllerde tanık koruma tedbiri kaldırılabilir. Tanığın; a)
Koruma kararı verilmesine neden olan olay hakkında yanlış bilgi vermesi veya
bildiği hususları açıklamaması, b)
Koruma kararı verilmesine neden olan olay hakkında yalan tanıklık veya
iftiradan mahkûm olması, c)
Önceki kimlik bilgileri ile ilgili kendisinden talep edilen bilgiler hakkında
yanlış beyanda bulunması, ç)
Koruma kararında belirtilen tedbirlere aykırı bir davranış içine girmesi, d)
Koruma sebeplerinin ortadan kalkması. (5)
Bu madde hükümlerine göre alınan kararlar, hakkında tedbir uygulanan tanığa
gecikmeksizin bildirilir. Haklarında koruma
tedbiri kararı alınan tanıkların dinlenmelerinde uygulanacak usuller MADDE 9 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre, haklarında tedbir
kararı alınan tanıkların duruşmada dinlenmesi sırasında Ceza Muhakemesi
Kanununun 58 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır. (2)
Ceza Muhakemesi Kanununun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına
mahkemece karar verilmesi hâlinde, dinleme sırasında tanığın görüntü veya
sesi değiştirilerek tanınması engellenebilir. (3)
Tanığın, duruşma salonunda fiziksel görünümünü engelleyecek tarzda mahkemece
tayin ve tespit edilecek bir usule göre, dinlenmesine de karar verilebilir. (4)
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre, duruşmada hazır bulunma hakkına
sahip olanlar bulunmadan tanığın dinlenmesi hâlinde, tanık tarafından verilen
beyanlar, hâkim tarafından Ceza Muhakemesi Kanununun 58 inci maddesinde
belirtilen sınırlamalara uymak koşuluyla, duruşmada hazır bulunma hakkına
sahip olanlara açıklanır. (5)
Tanığın üçüncü fıkra hükmüne göre dinlenmesi hâlinde, Ceza Muhakemesi
Kanununun 201 inci maddesinin uygulanmasında, tanığa sorulacak soruların bu
Kanun kapsamında tanık hakkında uygulanan tedbirlerle orantılı ve amaca uygun
olması gerekir. Bu amaçla, hâkim, sorulan soruların tanığa sorulmamasına
karar verebilir veya tanığı dinlerken dolaylı dahi olsa tanığın kimliğini
ortaya çıkaracak soruların sorulmasına izin vermez. (6)
Bu madde hükümlerinin naip olunan hâkim veya istinabe suretiyle uygulanmasına
görevli ve yetkili mahkemece karar verilebilir. (7)
Bu madde hükmüne göre alınan tanık ifadeleri, Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümlerine göre duruşma sırasında hazır bulunanlar huzurunda verilmiş ifade
hükmündedir. (8)
Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre,
hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez. (9)
Haklarında tedbir kararı alınan tanıkların, keşifte dinlenmeleri sırasında da
bu madde hükümleri uygulanır. (10)
Bu madde hükümleri, savunma hakkını kısıtlayacak şekilde uygulanamaz. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Tanık
Koruma Kararlarının Uygulanması Koruma kararının alınmasında
Cumhuriyet başsavcılıkları ile mahkemelerce uygulanacak usuller MADDE 10 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre kararlar, gizlilik esaslarına uygun
olarak verilir. (2)
Tedbir kararının kapsam ve niteliğine göre, tanığın beyanı farklı bir isim
altında tutanağa kaydedilir ve sonraki işlemlerin bu isimle yürütülmesi
sağlanır. Tutanak, ilgili Cumhuriyet
savcısı veya hâkim ile görevli zabıt kâtibince imzalanır. Cumhuriyet
başsavcılığı veya mahkemece bu Kanunda belirtilen kararlar, ayrı bir
karar numarası verilmek suretiyle yerine getirilir. Tanığın gerçek kimlik ve
adres bilgileri ile koruma kararı ayrı bir kartonda muhafaza edilir. (3)
Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya hâkim tarafından bu Kanunda belirtilen
işlemlerle ilgili olarak bir zabıt kâtibi görevlendirilir. Tanık koruma
tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin karar ve diğer belgeler, soruşturma
evresinde Cumhuriyet başsavcılığınca, kovuşturma evresinde mahkemece bu
kararlara mahsus yerlerde gizlilik esaslarına uygun olarak saklanır.
Cumhuriyet başsavcılığınca veya mahkemece tanık koruma tedbirinin
uygulanmasına ilişkin verilen karar ve diğer belgeler, soruşturma veya
kovuşturma konusu suç dışında başka bir makam veya mercie gönderilemez. (4)
Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen
tedbire ilişkin kararlar, gereğinin yerine getirilmesi amacıyla Cumhuriyet
başsavcılığı aracılığıyla, yargı çevresi içerisinde bulunan kolluk
makamlarına gönderilir ve gecikmeksizin yerine getirilir. (5)
Bu madde hükümlerine göre, alınan tanık koruma tedbiri kararlarının
saklanmasına ilişkin esas ve usuller yönetmelikte gösterilir. Tanık koruma birimleri ve kolluk
makamlarınca yapılacak işlemler MADDE 11 – (1) Bu Kanun kapsamında alınacak tanık koruma
tedbirlerini uygulamak üzere, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel
Müdürlüğünce tanık koruma birimleri kurulur. Bu birimlerde yeteri kadar
hukukçu, idarî ve teknik uzman personel bulundurulur. (2)
Tanık koruma biriminde çalışan personel için, tanık koruma birimi tarafından
verilen bilgilere göre geçici kimlik düzenlenebilir veya bunu sürdürebilmesi
için belge verilebilir. Bu belgeler, tanığın korunması ile gözetilen kamu
yararı veya somut diğer olgular da dikkate alınarak, soruşturma konusuyla
orantılı ve amaca uygun olarak kullanılabilir. (3)
Bu Kanun hükümlerine göre, kolluk makamlarınca alınacak tedbirler ile
yapılacak işlemlerin ve tanık koruma birimlerinin çalışma esas ve usulleri
yönetmelikte gösterilir. Diğer kurum ve kuruluşlarla
işbirliği ve yapılacak işlemler MADDE 12 – (1) Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve
tüzel kişiler, bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak kendi görev alanına
giren konularda, işbirliği ve yardımda bulunmakla yükümlüdür. (2)
Bu Kanun kapsamında alınan tedbir kararları, kamu kurum ve kuruluşları
tarafından gecikmeksizin yerine getirilir. BEŞİNCİ
BÖLÜM Tanık
Koruma Kurulu Tanık Koruma Kurulu MADDE 13 – (1) Bu Kanunda
belirtilen görevleri yapmak üzere, İçişleri Bakanlığında Tanık Koruma Kurulu kurulur. (2)
Kurul; mesleklerinde fiilen en az on beş yıl görev yapmış olmak koşulu ile; Adalet Bakanlığından idarî görevde çalışan birinci
sınıf hâkimler arasından iki, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca Ankara’da
görev yapan birinci sınıf adlî yargı hâkim veya Cumhuriyet savcıları
arasından seçilecek bir, Milli Savunma Bakanlığından idarî görevde çalışan
birinci sınıfa geçirilmiş askeri hâkimler arasından bir, İçişleri Bakanlığı
merkez teşkilâtından bir, Jandarma Genel Komutanlığından bir, Sahil Güvenlik
Komutanlığından bir, Emniyet Genel Müdürlüğünden üç ve Gümrük Müsteşarlığı
Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünden bir üye olmak üzere toplam onbir üyeden oluşur. Kurul Başkanı, Kurul üyelerince
kendi aralarından oyçokluğuyla seçilir. Kurul kararlarını oy
çokluğuyla alır. Kurul, en az ayda bir defa veya ihtiyaç duyulduğunda her
zaman Başkanın çağrısı üzerine toplanır. Kurul üyelerinin görev süreleri dört
yıldır. Görev süresi sona erenler yeniden seçilebilirler. Kurulun sekretarya
hizmetleri İçişleri Bakanlığı tarafından yerine getirilir. (3)
Kurul, koruma kararını verirken, bu kararı uygulayacak koruma birimince
düzenlenecek olan korumanın şekli, süresi ve diğer özelliklerine ilişkin ön
değerlendirme raporunu dikkate alır. (4)
Kurul üyelerine, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı
Harcırah Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla fiilen görev yaptıkları her
gün için (1000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu
bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir. Bu ödemelerde damga vergisi hariç
herhangi bir kesinti yapılmaz. Bir ayda fiilen görev yapılan gün sayısının
dördü aşması halinde, aşan günler için huzur hakkı ödenmez. (5)
Kurulun çalışma esas ve usulleri yönetmelikte düzenlenir. Kurulun görev ve yetkileri MADDE 14 – (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: a)
Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ilâ (c) bentleri dışında
kalan tedbirlere, bunların süresine, değiştirilmesine, kaldırılmasına ve
hakkında tedbir uygulanan kişinin şahsî hallerinin tedbirin uygulanmasından
önceki hale getirilmesine karar vermek. b)
Kararları, uygulanması için ilgili koruma birimine göndermek. c)
Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak, bu Kanun kapsamında kalanlar ile
diğer kişilerin veya kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları başvuru veya
şikâyetleri incelemek ve bunları sonuçlandırmak. ç)
Bu Kanun hükümlerine göre alınan tedbirlerin uygulanmasını ve yerine getirilmesini denetlemek. d)
Kanunlar tarafından verilen diğer görevleri yapmak. Mutabakat metni MADDE 15 – (1) Kurul ile hakkında koruma kararı verilen kişi
arasında, uygulanacak tedbirin şekli, süresi ve tarafların yükümlülükleri konusunda
bilgilendirilmiş tanığın rızası alındıktan sonra mutabakat metni hazırlanır.
Kurul tarafından verilen kararlar, mutabakat metninin imzalanmasından sonra
uygulanır. (2)
Mutabakat metninin düzenlenmesine ilişkin esas ve usuller yönetmelikte
gösterilir. Faaliyet raporu MADDE 16 – (1) Kurul,
koruma kararı verdiği kişiler ile uygulanan tedbirler hakkında
hazırlayacağı faaliyet raporunu, her yıl Ocak ayı sonuna kadar İçişleri ve
Adalet bakanlıklarına sunar. (2)
Bu rapor, içerik ve kapsamına göre, gerektiğinde ilgili bakanlıklar ile diğer
kamu kurum ve kuruluşlarına da gönderilebilir. ALTINCI
BÖLÜM Çeşitli ve
Son Hükümler Yabancı tanıkların korunmasında
uluslararası işbirliği ve yardımlaşma MADDE 17 – (1) Türkiye’nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı
uluslararası anlaşmalar uyarınca, anlaşma bulunmaması halinde ise
karşılıklılık esasına uygun olarak bir yabancı tanığın Türkiye’de
korunmasına, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanı tarafından
karar verilir. (2)
Yukarıdaki fıkra hükümlerinin uygulanmasında, yabancıların korunmasına
ilişkin giderler talep eden ülke makamlarınca karşılanır. İkili veya çok
taraflı uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır. Gizlilik kuralı MADDE 18 – (1) Bu Kanun kapsamında alınan kararlar ve yürütülen
işlemler gizlidir. Gizlilik, tedbir sona erdikten sonra da devam eder. (2)
Kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanun kapsamında yapılan ve yürütülen
işlemlerde gizlilik kuralına uygun olarak hareket eder ve kendi teşkilât veya
birimlerinde gerekli tedbirleri alır. (3)
Koruma kararlarının alınmasında ve uygulanmasında yer alan kamu görevlileri
ile bu işlemlerde her ne şekilde olursa olsun görev alan diğer kişiler, bu
görevleri nedeniyle öğrendikleri bilgileri görev sona erdikten sonra da
açıklayamazlar. (4)
Bu madde hükmü, hakkında tedbir uygulananlar için de geçerlidir. (5)
Bu Kanun hükümlerine göre alınan kararlarda ve yürütülen işlemlerde; kamu
kurum ve kuruluşları ile bu kararların alınmasında ve uygulanmasında görev
alan kamu görevlileri ile diğer kişilerin uymaları gereken gizlilik kuralına
ilişkin esas ve usuller yönetmelikte gösterilir. Tanık koruma giderlerinin
karşılanması ve tazminatlar MADDE 19 – (1) Bu Kanun uyarınca alınacak koruma tedbirlerinin
yerine getirilmesine ilişkin giderler, İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak
ödenekten 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 24 üncü maddesinde belirtilen esaslar
doğrultusunda karşılanır. (2)
Koruma birimlerinde fiilen görev yapanlara, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil yüzde otuzbeşini geçmemek
üzere, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca
belirlenecek usul ve esaslara göre tazminat ödenir. Bu tazminat, damga
vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaz ve kısmi statüde görev
yapanlara ödenmez. (3)
Bu Kanun hükümlerine göre korunanın, koruma konusu tehlike sebebiyle ölümü,
sakatlanması veya malvarlığını kısmen yahut tamamen yitirmesi hallerinde
oluşan zararlar, genel hükümlere göre Devlet tarafından tazmin olunur. Suç, yaptırım ve soruşturma usulü
MADDE 20 – (1) Bu Kanunun uygulanması nedeniyle öğrendikleri
bilgi ve belgeleri açıklayan, yayınlayan veya her ne şekilde olursa olsun
başkalarının bu bilgi ve belgeleri edinmesini ya da erişimini
kolaylaştıranlar fiil başka bir suç oluştursa bile ayrıca, Türk Ceza
Kanununun 258 inci maddesi hükmüne göre cezalandırılır. (2)
Bu Kanunda belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler ile bu maddede
sayılan fiilleri işleyenler hakkında müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar
hariç olmak üzere, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri
uygulanmaz. Görevleri veya sıfatları sebebi ile özel soruşturma ve kovuşturma
usulüne tâbi olan sanıklarla ilgili kanun hükümleri saklıdır. (3)
Bu Kanunun uygulanmasında görevlerinin gereklerine aykırı davranan kamu
görevlileri hakkında, tabi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları
uygulanır. Tanığa rücu
edilmesi MADDE 21 – (1) Bu Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının
(b) ve (ç) bentlerinde belirtilen
sebeplerle tanık koruma tedbiri kararının kaldırılması hâlinde, karar tarihinden,
bu tedbir kararının kaldırıldığı tarihe kadar, kararı uygulayan makamlarca
yapılan giderler kanuni faizleri ile birlikte tanıktan tahsil edilir,
ödenmemesi hâlinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Tanık koruma
biriminde görev yapanlar, diğer görevliler, suçun aydınlatılmasında yardımcı
olanlar ve yakınlarının korunması MADDE 22 – (1) Tanık koruma biriminde görev yapan personel,
bu Kanun kapsamına giren suçlara ait istihbaratta, soruşturmada veya
kovuşturmada görev alan kolluk amir ve memurları ile diğer kamu görevlileri,
bu suçlarda kullanılan gizli soruşturmacı, bu Kanun kapsamına giren suçların
ortaya çıkartılmasında yardımcı olan muhbirler ile bunların yakınları
hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır. (2)
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanununun 20 nci maddesi hükmü saklıdır. (3)
29/7/2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası hükümlerine göre haklarında koruma
tedbiri uygulananlara bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Askeri ceza muhakemesinde
uygulama MADDE 23 – (1) Bu Kanun 25/10/1963
tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu
hükümlerine göre gerçekleştirilecek ceza muhakemesi işlemlerinde de
uygulanır. (2) Bu Kanunda geçen Cumhuriyet başsavcılığı,
askeri savcılığı; Cumhuriyet savcısı, askeri savcıyı; mahkeme askeri
mahkemeyi; hakim askeri hakimi ifade eder. Değiştirilen hükümler MADDE 24 – (1) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun; a)
3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. "l)
Tanıkların korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerine göre alınacak koruma
tedbirlerinin uygulanması için gerekli olan mal ve hizmet alımları," b)
Geçici 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "Bu
Kanunun 3 üncü maddesinin (l) bendine ilişkin esas ve usuller Maliye
Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Adalet ve İçişleri
bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." Yönetmelik MADDE 25 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre çıkarılması gereken
yönetmelikler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Adalet ve
İçişleri bakanlıkları ile müştereken düzenlenir. Kurulun oluşturulması GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Kanunun 13 üncü maddesiyle kurulan Tanık
Koruma Kurulunda üye olarak görev alacak
temsilciler, maddede belirtilen kurumlar tarafından Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir
ay içinde belirlenerek İçişleri Bakanlığına bildirilir. Yürürlük MADDE 26 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe
girer. Yürütme MADDE 27 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 4/1/2008 |
||||||